Virus Studies

Kış Etkisini Göstermeden Öğrenin

Bağışıklık Sisteminiz Yeteri Kadar Güçlü Mü?

 

Mevsimlerin bir sıcak bir soğuk değişkenlik göstermesi, ardından havanın giderek soğuması, çevre de etkili salgın hastalıklar sizi güçsüz düşürebilir. Alerjik hastalıklara yatkınlık mevsim dönümlerinde kendini gösterir ve viral enfeksiyonlara yakalanma riski kış aylarına daha ön plana çıkar. Henüz mevsimin başındayken siz, çocuklarınız ve hatta büyükleriniz bu risklere karşı ne kadar hazırlıklısınız.

Kış aylarında hastalıklardan korunmak için ve vücudun enfeksiyonlarla savaşabilecek bir bağışıklık sistemine sahip olmasının ne kadar değerli olduğu burada devreye giriyor.

Güçlü bağışıklık sistemi için ailenizle yaptıracağınız birkaç tetkik ve iyi bir danışmanlıkla sağlıklı bir kış geçirebilirsiniz.

Bağışıklık Sistemi Test Grupları

Human Papilloma Virüs (HPV) ve Serviks Kanseri İlişkisi
 

HPV,  cinsel yolla bulaşabilen hastalıklar içinde en sık karşılaşılan enfeksiyonlardan biridir. HPV taşıyan partner ile birliktelikten sonra geçiş oranının %65 kadar yüksek olduğu bilinmektedir. HPV ile enfekte olmayan kadınlara göre, enfekte olanlarda serviks kanseri gelişme riski 250–400 kat  artış gösterebilir. Bulaşmada en önemli faktör, partner sayısı ve enfeksiyonun alındığı yaşın erken olması olarak kabul edilir. Özellikle ilk cinsel ilişki yaşının erken olması, HPV enfeksiyonu ve daha sonra gelişecek malign lezyonlar açısından oldukça önemlidir.
 

Serviks kanseri, muayene sırasında uygulanabilen tarama testleri ile erken tanı konabilen ve bu şekilde önlenmesi mümkün olan en önemli jinekolojik kanser türüdür. Erken dönemde yakalanmış serviks kanserli kadınların tanı konduktan sonraki 5 yıllık sağ kalımları %92 gibi yüksek düzeylerdedir.Türkiye’de 1 yıl içinde 2356 yeni serviks kanseri tanısı konulmaktadır (2018 tahminlerine göre). Kadınların yakalandığı kanserler arasında Türkiye’de 13. sıradadır ve 15-44 yaşa arasında 4. en sık görülen kanserdir.
 

Güncel bilgiler ışığında servikal kanser gelişimi için HPV’nin var olması gerektiği bilinmektedir ve serviks kanserlerinin %99,7’si HPV ile ilişkili bulunmuştur. Hastaların %70’inde ise HPV-16 ve HPV-18 pozitifliği tespit edilmektedir.
 

Serviks kanserinde HPV varlığı söz konusudur, ancak yeterli değildir. Risk faktörleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Risk faktörleri virüsle karşılaşma oranını arttırabilirler veya virüs varlığının devam etmesine bağlı olarak kanser ortaya çıkma ihtimalini hızlandırabilirler. Seksuel aktif bireylerin %70’den fazlası hayatlarının bir döneminde HPV’ye maruz kalmaktadır ve bunların da %70’den fazlası 15–24 yaş aralığında bulunur.
 

HPV’ün 120’den fazla değişik tipi tanımlanmıştır, genital enfeksiyonlara neden olan 70’den fazla tipi bulunmaktadır. Kanserojen özelliklerine göre iki gruba ayrılır.  Birinci grupta, “düşük riskli” olarak adlandırılan genital siğillere neden olan HPV 6 ile 11 yer alır. İkinci grupta ise “yüksek riskli” olarak adlandırılan kansere ve kanser öncüsü hücre bozukluklarına yol açma ihtimali olan HPV 16 ile 18 yer alır.
 

 HPV ve serviks kanserinde erken tanı önemlidir. Serviks kanseri uzun süren bir kanser öncüsü duruma sahiptir, bu nedenle birincil hedef bu öncül durumların doğru tespiti ve tedavisinin zamanında yapılmasıdır. Bu konu ile ilgili etkin tarama ve tanı testlerinin olması, ayrıca tespit edilen durumların  etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor olması, bu hastalık için önemli bir özelliktir. Böylece, daha çok hasta kanser başlamadan teşhis edilebilmekte ve sağ kalım oranları yükselmektedir.
 

Servikal kanser tarama programları, hem kanser sıklığını, hemde ölüm oranlarını azaltmak için son derece önemlidir. Ülkemizde smear test ve HPV DNA taraması gibi çeşitli yöntemlerle servikal kanser tarama programları geliştirilmekte  ve taramaların toplumun geneline yayılması için güçlü çalışmalar yapılmaktadır.
 

Smear test, serviks ve vajen epitelinden dökülen normal hücreler ve hastalık nedeni ile değişmiş hücrelerin incelenmesine dayanan bir testtir. Kolay uygulanabilir, maliyeti düşüktür, girişimsel değildir, zarar vermez, duyarlılığı yüksektir. Ayrıca tedavi yükünü, hastalığa yakalanma ve bu hastalığa bağlı ölüm riskini de azaltan bir testtir.
 

HPV DNA testi, genetik inceleme ile mevcut tüm servikal tarama testleri içerisinde en objektif testtir. Son yıllarda gelişen bir test olan HPV DNA testi diğer tarama yöntemlerine göre daha duyarlıdır. Serviks kanserli hastaların %99’unda HPV DNA varlığı gösterilmiştir.
 

Co-test ise servikal smear ve HPV DNA testinin eş zamanlı olarak çalışılmasıdır. Günümüzde 30 yaş üzerindeki kadınlarda en çok önerilen tarama yöntemi olarak değerlendirilir. 30–65 yaş arasında kadınların beş yılda bir, co-test ile taranmasını önerilmektedir.
 

Servikal kanser için en büyük risk, hiç smear yaptırmamış olmaktır. Bu durumda yaşam boyu serviks kanserine yakalanma riski 1/100’dür. Tek bir negatif  smear, kanser riskini %45 oranında, yaşam boyu alınmış dokuz adet negatif smear ise bu riski %99 oranında azaltmaktadır.
 

Türkiye Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 2009–2015 yıllarını kapsayan kanser tarama programında, serviks kanseri ulusal tarama programına alınmıştır

Otuz yaş altındakilerde ise HPV enfeksiyonları yüksek oranda geçicidir ve primer korunmada profilaktik aşı uygulaması yer alır.
 

Kişinin cinsel yönden aktif olmadığı 9–13 yaş döneminde, aşı uygulamasıyla yüksek düzeyde koruma sağlanır. HPV 6, 11, 16 ve 18 ile ilişkili olan kanser öncüsü lezyonlarından korunmada %100 sonuç vermektedir. Ayrıca siğillere karşı korunmada da aşının verimliliği %100’e yakındır. HPV aşısı, henüz Türkiye ulusal aşı takviminde yer almamaktadır; uygulanma tamamen ailenin isteğine bağlıdır ve ücretlidir.
 

Çok önemli bir konuda şudur; aşı sadece HPV’nin belirli tiplerine karşı koruyudur, tüm tiplerden korumayı içermez, bununla birlikte cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklara karşı herhangi bir koruma sağlamaz. Aşı olmak, smear taraması yaptırma gerekliliğini ortadan kaldırmaz ve düzenli jinekolojik muayeneye her zaman gerekliliğini korur.
 

HPV ile karşılaşma riskini azaltmak için bireylere, cinsel hayata başlama yaşını geçiktirmek,  yaşam boyu partner sayısını düşük tutmak ve kondom kullanmak tavsiye edilir.

Son olarak, HPV dünyada ikinci sırada, Amerika’da ise en sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyondur. Ülkemizde her geçen yıl elde edilen veriler artmaktadır, öncelikle korunmak ardından uygun tarama yöntemleri ile serviks kanseri korkusundan uzaklaşmak mümkündür.

 

Rahim ağzı kanseri, tüm dünyada kadınlar için meme kanserinden sonra sık rastlanan kanser türü olarak uzun yıllardır süre gelmektedir.

Erken dönemde yakalanmış serviks kanserli kadınların tanı konduktan sonraki 5 yıllık sağ kalımları %92 gibi yüksek düzeylerdedir.

Ulusal rahim ağzı kanser tarama programları, hem kanser sıklığını, hemde ölüm oranlarını azaltmak için son derece önemlidir.

Servikal kanser için en büyük risk, hiç smear yaptırmamış olmaktır. Bu durumda yaşam boyu serviks kanserine yakalanma riski 1/100’dür. Tek bir negatif  smear, kanser riskini %45 oranında, yaşam boyu alınmış dokuz adet negatif smear ise bu riski %99 oranında azaltmaktadır.

 

Otuz yaş altındakilerde ise HPV enfeksiyonları yüksek oranda geçicidir ve primer korunmada profilaktik aşı uygulaması yer alır. HPV 6, 11, 16 ve 18 ile ilişkili olan kanser öncüsü lezyonlarından korunmada %100 sonuç vermektedir. Ayrıca siğillere karşı korunmada da aşının verimliliği %100’e yakındır.

 

© 2020 tasarım by